Evvelce neş’e ve şetâretler ve uzaydan bir hatibdir ki sonralarına doğru mecrâ-yı kelâm-ı değiştirip kabristandan avdet eden bir mütefekkirin tercümân hissiyatı olarak hayâtın hiçliğinden ve hayatta neş’eden ziyâde hüküm-fermâ olan şeyin gumûm ve keder olduğunu söyler, ve bunu delâil-i müteadide ile isbât eder. 

Pek babacan olduğu için diğerleri tarafından dayı tesmiye edilmektedir. İfadesindeki ağırlığa bakınca dayılık unvânının kendinde tecelli ettiği görülür ve hepsine de vasîlik edecek kadar müdebbir ve ağırbaşlıdır. Hafif meşreb ruhlara tercümân olamadığı içün Mevlevîhânelerde lisân-ı Hakk ve ma’riferin vâsıta-ı beyânı olur.