İnsanın apaçık düşmanı olan şeytan, vaat ve yalanlarıyla etkisi altına aldığı kimselerin fıtratını bozup Allah’ı unutmalarını sağlar. Hesap günüde ise onları yüzüstü bırakır. Takva sahibi müminler ise şeytanın şerrinden ve verdiği vesveseden Allah’a sığınırlar.
Düşmanlık Eder
Müminler, şeytanı düşman bilip asla peşinden gitmezler. Çünkü şeytan, cehennemin yakıcı ateşinden olsunlar diye kendisine uyacak olanlara çağrıda bulunur. Peşinden gidenlere haram ve pis şeyleri helâl, helâl ve temiz şeyleri haram gösterir. İçki ve kumar yoluyla, insanların arasına düşmanlık ve kin sokarak onları Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. (2/168, 208; 5/91; 35/6)
Şeytan, aldatmak ve insanlarla mücadele etmeleri için dostlarına fısıldar. Onlara yaldızlı sözler söyler. Aralarına girmek suretiyle onları, kötü sözler söylemeye sevk eder. (6/112, 121; 17/53)
Yüzüstü Bırakır
Şeytan insana, “Ben de seninle beraberim” diyerek yaptıklarını süsleyip güzel gösterir. Ona, “İnkâr et!” der. Onun inkâr edip, kendisinden daha azgın ve sapkın olduğunu görünce, “Artık ben senden uzağım. Şüphesiz ki ben âlemlerin rabbi olan Allah’tan korkarım” deyip, görevini yerine getirmiş olarak onun yanından uzaklaşır. (8/48; 59/16)
Hesabın görüleceği günde şeytan, “Şüphesiz Allah size gerçek olanı vaat etti. Ben de size vaatlerde bulundum ancak ben yalan söyledim. Zaten benim sizi zorlayacak bir gücüm de yoktu. Ben, sizi yoldan çıkarmak için çağrıda bulundum. Siz de hemen çağrıma koşup geldiniz. Artık beni değil kendinizi kınayın. Bundan böyle ne ben sizi kurtarabilirim ne de siz beni kurtarabilirsiniz” diyerek kendisini dost edinenleri yüzüstü bırakır. (14/22)
Hesap günü şeytanı ve şeytanlaşmış kimseleri dost edinenler çaresizlik içinde ellerini ısırıp, “Ne olur keşke ben de peygamberin yolunu izleyerek onunla birlikte olsaydım. Keşke falancayı dost edinmeseydim. Beni Kur’an’dan uzaklaştırdılar. Demek şeytan insanı böyle çaresiz ve yapayalnız bırakıverirmiş” diyerek pişmanlıklarını dile getirirler. (25/27-29) 65
Fıtratı Bozar
Şeytan, yoldan çıkardığı insanlara emrederek onları boş kuruntulara sokar. Allah’ın yaratmış olduğu varlıkların fıtratını ve tabiatın dengesini bozar. Allah’ı bırakıp ta şeytanı dost edinenler, hiç kuşkusuz kaybetmeye mahkumdurlar. (4/119)
Günahları Süsler
İblis, Allah’ın ihlaslı kulları hariç olmak üzere kötülükleri ve günahları süslü gösterip, kendisine uyanları azdıracağına dair yemin etmiştir. (15/39-40)
Şeytanın, yaptığı işleri süslü gösterip günaha sevk ettiği dostlarının kalpleri öyle katılaşır ki, başlarına gelen musibetlere rağmen yine de boyun eğip tövbe etmezler. (16/63; 6/43; 23/76)
Şeytan nerede bir günahkâr, iftiracı ve yalancı varsa onun tepesine iner. Onları durmadan günaha ve azgınlığa kışkırtır. Onlar, Kur’an’ı görmezlikten geldikleri için, şeytanlarının ayrılmaz ve daimî dostu olurlar. Şeytan onlara, önlerinde ve arkala- rında ne varsa hepsini de süslü gösterir. (19/83; 26/221-222; 43/36)
İman etmeyenleri dost tutan şeytan ve yandaşları, onların kendilerini göremeyeceği yerden onları görürler. Onlara yaptıklarını güzel gösterip, doğru yolu bulmalarının önüne geçerler. Böylece kendisini dost edinenlerin, göklerde ve yerde gizli olanı açığa çıkaran, insanların gizlediğini ve açığa vurduğunu bilen Allah’a secde etmesini engellemiş olurlar.(27/25; 41/25)
Şeytan, hakimiyeti altına aldığı yandaşlarını Allah tasavvurundan uzaklaştırır. Allah’ın yoluna sırt çevirmeyi güzel gösterip, yanlış yolda ilerleme cesareti verir. İnsanın temiz arzularına süfli şeyler katmaya çalışır. (22/52; 47/25; 58/19)
Aldatır
Şeytan, durmadan vaatlerde bulunmak suretiyle insanı boş yere ümitlendirir. Halbuki onun sözü, aldatmadan ibarettir. İnsanları yanına çağırır ve onları Kur’an’dan uzaklaştırmak için, sahip olduğu bütün imkânlarını seferber eder. İnsanların mallarına ve çocuklarına ortak olur. Şeytan, kendini dost edinenleri cehennem azabına sürükler. Bütün bu gerçekler, Allah’ın şeytan hakkındaki yazgısıdır. (4/21, 120-121; 17/64; 22/4)
Kuşkusuz Allah’ın vaadi gerçektir. Aldatma ustası olan şeytan hiçbir babanın evladından, evladın da babasından fayda göremeyeceği hesap gününü unutturur. Dost edindiklerini geçici dünya hayatıyla oyalayıp, onların Allah’a karşı gelmelerini sağlar. (31/33; 35/5)
Şükürden Alıkoyar
İblis, Allah’ın doğru yolu üzerine oturup önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulmak suretiyle, saptırdığı insanları şükretmekten alıkoyar. (7/16-17)
Kötülüğü Emreder
Şeytanın adımlarına uyanlar iyi bilsin ki o; ancak kötülüğü, hayasızlığı, çirkinliği ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemeyi emreder. O halde şeytanın izinden gitmeyin.(2/169; 24/21)
Vesvese Verir
Allah’a karşı gelmekten sakınan takva sahibi müminler, şeytandan kendilerine bir vesvese geldiğinde iyice düşünüp, hemen Allah’ı hatırlayıp gerçeği görürler. Vakit geçirmeksizin kalplere vesvese veren sinsi şeytanın şerrinden insanların rabbi, meliki ve ilahı olan Allah’a sığınırlar. “Rabbim! Şeytanların vesvesesinden ve yanımda bulunmalarından sana sığınırım” diye dua ederler. Şüphesiz Allah, her şeyi işiten ve bilendir. (7/200-201; 23/97-98; 41/36; 114/1-6)
Körü Körüne Taklit Ettirir
Şeytanı dost edinenler bir kötülük yaptıklarında, “Atalarımızı bu yolda bulduk. Hem Allah da bize böyle emretti” diyerek, Allah’ın kötülüğü emrettiği iftirasını atarlar. Şeytanın kendilerini alevli ateşe çağırdığını bilmelerine rağmen,
“Allah’ın indirdiğine uyun!” denildiğinde,
“Biz ancak, atalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız” deyip karşı çıkar; doğru yoldan sapmış olarak buldukları atalarını taklit ederler. Onlardan öncekilerin çoğu da aynen bu şekilde yoldan çıkmış kimselerdi. (2/170; 5/104; 7/28;10/78; 11/87; 21/53; 26/70-74; 31/21; 37/71)
Şeytana uyanlara Allah’ın ayetleri okunduğunda tebliğ edeni, “Bu kimse bizi, atalarımızın tapmakta olduğu şeylerden alıkoymak isteyenden başkası değildir. Okuduğu Kur’an da ancak uydurulmuş bir yalandır” derler. Kendilerine gelmiş olan gerçeği (Kur’an’ı), “Bu apaçık bir büyüdür” diyerek inkâr ederler. (34/43)
Geçmişte hangi topluma uyarıcı gönderilmişse oranın şımarık, zevk ve sefa içindeki zenginleri, “Biz atalarımızı bir din üzere bulduk ve ancak, onların izinden gideriz” diyerek hep aynı şeyleri söylemişlerdir. (43/22-23)
Allah Hakkında Tartıştırır
Azgın şeytanın peşinden giden insanlar ilmi, rehberi ve aydınlatıcı bir kitabı olmadığı halde, insanları yolundan saptırmak için Allah hakkında tartışırlar. Onlar için hem dünyada rezillik hem de kıyamet gününde cehennem azabı vardır.(22/3, 8-9; 31/20)
Gizli Konuşmayı Emreder
Yapılan gizli toplantıların sadaka vermek, iyilik yapmak ve insanların arasını düzeltmeyi amaçlayanları dışında birçoğunda hayır yoktur.
Allah’ın rızasını kazanmaya yönelik gizli toplantıları yapanları ise büyük mükâfat beklemektedir. (4/114)
Göklerde ve yerde olan her şeyi bilen Allah, üç kişinin gizli konuştuğu yerde dördüncü, beş kişinin gizli konuştuğu yerde altıncıdır. Bunlardan daha az veya çok fark etmez. Nerede olurlarsa olsunlar mutlaka Allah onlarla beraberdir. Kıyamet gününde onlara, dünyada yapmış oldukları bildirecektir.
İnsanlar günah, düşmanlık ve isyan üzerine gizli konuş- ma yapmaktan men edilmişlerdir. Çünkü şeytandan olan gizli konuşmalar ancak müminleri üzmek içindir. Halbuki Allah’ın izni olmadıkça o, müminlere bir zarar veremez.
Allah’ın rızasını kazanmak isteyen ve O’na karşı gelmekten sakınan müminler ise, baş başa yaptıkları toplantılarında iyilik ve takva üzerine konuşurlar. (9/78; 17/47; 21/3; 43/80; 58/7-10)
Fakirlikle Korkutur
Kuşkusuz Allah, lütfu geniş olan ve hakkıyla bilendir.
Şeytan, insanın içine fakirlik korkusu düşürüp ona cimriliği emreder. Halbuki Allah, kendi katından bir bağışlanma ve bol nimet vaat eder. (2/268)
Gösterişi Emreder
Şeytanın arkadaşlığını kabul eden ve Allah’ın sevmediği kimseler, Allah’a ve ahiret gününe inanmadıkları halde mal- larını insanlara gösteriş için infak ederler. Başa kakmak suretiyle gönül kırar ve sadakalarını boşa çıkarırlar. Onlar iman etmedikleri için, ibadet adına yaptıkları her şey gösterişten ibarettir. Halbuki Allah’ın kendilerine verdiği nimetlerden iman ederek ve gösteriş yapmadan harcasalardı hiçbir zarara uğramazlardı. Onları en iyi Allah bilir. (2/264; 4/38-39; 107/6)
Savurganlığı Emreder
Allah’a karşı nankörlük eden şeytanın kardeşleri harcama yaparken saçıp savururlar.
Mümin ise harcamalarında makul bir denge tuttururlar. Ne eli sıkı davranır ne de saçıp savururlar. Onlar akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa haklarını verirler. (17/26-27,29; 25/67)
Gerçekte iblisin insanlar üzerinde zorlayıcı hiçbir etkisi yoktur. Allah’ın ona tanımış olduğu insanları baştan çıkarma fırsatı, ahirete gerçekten inananları ve şüphe ile bakanları ayırt etmek içindir.
Onun, iman edenler ve Allah’a tevekkül edenler üzerin- de hiçbir hakimiyeti yoktur. Onun hakimiyeti ancak kendisini dost edinip, azgınlıkta sınır tanımayan peşine takmış olduğu kimseler ile Allah’a ortak koşanlar üzerindedir. (15/42; 16/99- 100; 34/21)

Şeytan'ın Ayartma Yöntemleri
Kılavuzdan Yolcuya Kitabından Alıntı
