Her şirk küfür ve her müşrik de kâfirdir. Çünkü onlar, Allah’ın hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O’na ortak koşarlar. (3/151) Şirk tevhidin, küfür de imanın zıddıdır. İslâm, tevhîd esasına göre bina edilen bir inanç sistemidir.
Bunun içindir ki şirki, Allah’a karşı yapılan büyük bir haksızlık ve iftira olarak kabul eder. (4/48)
Hz. Peygamber (s.a.v.) bir Hadis-i şerifinde,“Allah’ın, kulları üzerindeki hakkı, kulların sadece O’na ibadet etmeleri ve hiçbir şeyi O’na ortak koşmamalarıdır. Bunu yaptıkları tak- dirde, Allah’ın kuluna azap etmemesi ve onu cennetine koyması Cenâb-ı Hakk’ın mümin kullarına vaadidir” buyurmuştur.(Müslim, imân,48; İbn Hanbel, V,239)
Müşrikleri, münafık ve kâfirlerden ayıran en belirgin özel- lik, Allah’a ortak koşarak inanmış olmalarıdır.(12/106) Onlara;
- “Kim yarattı?” diye soracak olsan kuşkusuz “Allah” (43/9)
- “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye bir daha sorsan yine hiç tereddütsüz,
- “Sonsuz güç ve ilim sahibi yarattı” (39/38; 43/87)
- “Size gökten ve yerden rızık veren, işitme ve görmenizi sağlayan; ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkaran ve her şeyi yönetip çekip çeviren kimdir?” diye sorsan “Al- lah’tır” diye cevap (10/31)
- “Gökleri ve yeri yaratıp, güneşi ve ayı koyduğu kuralla- ra göre sizlerin emrine boyun eğdiren kim?” diye sorsan yine hiç tereddütsüz
- “Allah’tır” derler. (29/61)
- “Göklerden indirdiği suyla ölü toprağa hayat veren kimdir?” diye sorsan yine aynı “Allah’tır” cevabını verirler. (29/63) Hâl böyle iken
- “Neden Allah’a ortak koşuyorsunuz?” denildiğinde ise,
- “Bizi Allah’a yaklaştırsınlar” diye karşılık (39/3)
Kendilerine hiçbir fayda ve zararı dokunamayacak olan ve Allah’ın vereceği zarar ya da rahmeti engellemeye de güç yetiremeyecek şirk unsurlarını, (39/38) “Allah katındaki şefaatçileri”(10/18) olarak görürler. Bir çekirdek zarına bile hâ- kim olamayan peşine takılıp yardım dilendikleri şefaatçileri, onları ne duyabilir ne de onlara karşılık verebilir.(35/13,14) Elbette Allah, müşriklerin yakıştırdıkları sıfatlardan münezzehtir. Eğer onların dediği gibi göklerde ve yerde O’nun dışında başka ilahlar olsaydı, yerin ve göğün düzeni bozulurdu.(21/22)
Onlar, Allah’ın kuluna olan kifayetini yeterli görmeyip; O’ndan başkalarına ilahlık vasfı verirler.(39/36) Yalnızca Allah’a kulluk edip ve yalnızca O’ndan yardım dilemek yerine, vasıtalı yollara tevessül ederler.(1/5)
“De ki: O, Allah’tır ve tektir. Her şey O’na muhtaç fakat O hiçbir şeye muhtaç olmayandır. Doğurmamış ve doğurulmamıştır. Hiçbir şey O’na denk olmamıştır.”(112/1-4)
Şirki sadece puta tapmak ve Mekke dönemiyle sınırlı tutmak, kişiyi yanıltır ve farkında olmadan şirke sürüklenmesine neden olur. Hayatta olan ya da olmayan kimselere karşı duyulan sevgi, saygı, itaat ve korku gibi duygular ile dünya nimetlerine olan aşırı düşkünlük; kişiyi hor, hakir ve zelil durumlara düşürür.
Hakk’a değil de halkın gelenek, görenek ve istedikleri doğrultusunda sürülen bir hayatla insan çok kolay şirke sürüklenebilir. Aşırı sevgi ve dünya nimetlerine olan temayül beraberinde riya, haset, gurur, kibir, nankörlük ve cimrilik gibi hasletlerin insanda huy hâline dönüşmesine yol açar. Bu tür bir hayat tarzı da insanı yaratılış gayesinden uzaklaştırır.
Ölü ya da diri bazı kimseleri aşırı yüceltip, dualarının makbul olacağına ya da şefaatçi olacaklarına inanıp; doğru- dan Allah’a dua etmek yerine onları vasıta kılmak, pekâlâ insanı şirke sürükleyebilir. Bazı şeylere uğursuzluk atfetmek, fal ve burçlara inanmak, muska, sihir gibi şeyler de şirke sürükleyen düşünce ve davranışlar arasında yer alır.
Kim ki Allah’a ortak koşar; onun dünyada yapıp ettikleri boşa gider ve hesap gününde hüsrana uğrar.(39/65) Onun va- rış yeri, içinde ebedi kalacağı ve bir daha cennet yüzü göremeyeceği cehennem olur.(98/6; 5/72)

MÜŞRİK
Ben Hangisiyim? Kitabından Alıntı
