İki tip münafık vardır. Bunlardan ilki, inanmadığı hâlde “Allah’a ve ahiret gününe iman ettim” diyen bilinçli münafıklar.(2/8) İkincisi ise mütereddit münafıklardır. Mütereddit olanlar iman ettikten sonra inkâr eder; sonra yine iman edip tekrar inkâr ederler.(4/137)
İmanla küfür arasında bocalayıpdururlar. Ne Müslümanlara ne de kâfirlere meylederler.(4/143) Bunlar imandan ziyade küfre yakındırlar. (3/167)
Hz. Peygamber (s.a.v.), mütereddit münafığı şöyle tanımlamıştır:
“Münafık, iki sürü ortasında kalakalıp nereye gideceğini bilmeyen, şaşkın koyun.”
“Bir nehir kenarında mümin, münafık ve kâfir karakterlerini temsil eden üç kişi vardır. Bunlardan mümin olanı suya atlar ve karşıya geçer ve münafığa, ‘Bu tara- fa gel!’ diye seslenir. Nehrin ortasına kadar gelen münafık orada Henüz daha suya girmeyen kâfir de ona nida eder: ‘Buraya gel!’ İki nida arasında mütereddit vaziyette kalan münafık, sonunda dalgalar arasında boğulur gider.”
Hz. Peygamber (s.a.v.) bir başka hadis-i şerifinde ise, “Dört haslet vardır ki, bunlardan dördü de bir kimse de bulunursa, o kimse tam münafık olur. Kişi de bunlardan biri bile bulunsa, o bu huyundan vazgeçinceye kadar münafıklığın hasletlerinden birini üzerinde taşır” buyurarak, kişiyi bilinçli münafıklığa sevk eden hâlleri şöyle sıralamıştır:
- Kendisine bir şey emanet edildiği zaman ona ihanet eder,
- Konuştuğunda yalan söyler,
- Söz verince sözünde durmaz,
- Düşmanlıkta haddi aşarak haksızlık
Kalbinde gizlediğinin aksi diline vuran münafığın en belirgin özelliği yalancılıktır. İçi başka dışı başka, iki yüzlü sah- tekâr bir kişiliğe sahiptir. Küfrünü gizleyip imanını izhar eden bir hilebazdır. Bu yüzden Müslümanlar arasında fark edilmeleri çok zordur. Elbette onların bu hâllerini, gizli ve aşikâr her şeyi bilen Allah’tan saklamaları mümkün değildir.(59/22)
Eğer Allah dileseydi, tanınmaları için onların yüzlerine bir işaret koyardı. Hz. Peygamber (s.a.v.) onları, konuşmalarından ve davranışlarından Allah’ın yardımı sayesinden tanıma imkânına sahip olmuştur.(47/29-30)
Hz. Peygamber (s.a.v.) “Kişi, dostunun dini üzeredir. Öyleyse her biriniz, kiminle dostluk kuracağına dikkat etsin” buyurarak; münafıklara karşı feraset sahibi müminleri uyarmıştır. (Ebu Davud, Edeb,19; Tirmizi, Zühd,45)
Hastalıklı bir kalpte hayat bulan nifak tohumu, münafığın amellerinde meyveye durur. Müslümanların en tehlikeli düşmanı olan münafıklar, her zaman ve her yerde maskelerini takıp; birer Abdullah bin Ubey bin Selûl olarak karşımıza çıkarlar. Kıyamete kadar da İslâm’ı ifsat etmek için Müslümanları kandırmaya devam edeceklerdir.
Günümüzde en çok karşılaştığımız belli başlı münafık tiplerden bazıları şunlardır:
- Siyasi münafıklar,
- Medya münafıkları,
- Cemaat münafıkları,
- Tüccar münafıklar,
- Sanatçı münafıklar,
- Akademisyen münafıklar,
- İlahiyatçı münafıklar,

MÜNAFIK
Ben Hangisiyim? Kitabından Alıntı
- …
Bu tipler hemen herkesin malumudur. Her yerde karşımı- za çıkarlar. En belirgin özellikleri insanları, özellikle de Müslümanları aptal yerine koymalarıdır. Bu konuda oldukça mahirdirler ve maalesef çoğu kez de başarılı olurlar.
Bunlar kimler mi? El cevap: “Okuyan yazandan arif gerek!”
