Ben Hangisiyim? Giriş Yazısı


munfiklarin Belirgin Ozellikleri JPGKâinatı insan için yaratan ve kontrolünü de onun em- rine veren Allah, (27/60-64) şüphesiz yarattıklarını en iyi bilendir. Kur’an, inanç bakımından insanı tarif ederken doğru yolu seçenleri; eğri yollara sapanları olarak nitelemektedir.

Red ve inkârını açıktan aşikâr edenin; inandığını diliyle söylemesine rağmen inkârını kalbinde gizleyenin münafık; Allah’a ortak koşanın da olduğunu beyan eder.

Mümin, iman eden demektir. Küfrün zıddı olan iman, şüphesiz ve tereddütsüz inanıp; kalben tasdik etmektir. Başka bir deyişle mümin, Allah’ın varlığını, birliğini, inzal buyurduğu ayetlerini ve bu ayetlerin yer aldığı Kur’an’ın tebliğcisi son peygamber Hz. Muhammed’i (s.a.v.); hiçbir şüp- heye mahal bırakmadan kabul ve tasdik eden kimsedir. İmanın zıddı olan küfrü satın almış olan kimseye ise kâfir denmektedir.

Allah’a inanan ancak birçok ilahı olan, görünüşte tevhîd inancı mensubu gibi davranan ancak gerçekte inanmayan, hiçbir şekilde Allah’a inanmayan ise müşriktir. Görüldüğü üzere her üç insan tipi de Allah’ın Tek Büyük Yaratıcı olduğunu inkâr etmektedir. Kur’an’a göre, imana karşı küfrü satın alan bu üç insan tipi de aynı akıbete duçar olacaklardır. Dolayısıyla birinde var olan küfür özelliği, diğerinde de var demektir.

Bir şeyi bir yönden öteki yöne çevirmek, bir hâlden başka bir hâle geçmek anlamlarına gelen kalp, ruh ve bedenden oluşan insan için hayati bir organdır. Ona bir hastalık sirayet ettiğinde, insanın hem cismani hem de manevi olarak sağlığı bozulur. Cismani tedaviyi tabiplerde; manevi tedaviyi de Kur’an’da aramak gerekir. Bir başka deyişle kalbi manevi hastalıklardan korumanın tek yolu imandır.

Allah, sevdirip gönüllere güzel gösterdiği imanı kalplere nakşetmiştir. İnkârı, fasıklığı ve İslam’ın emirlerine karşı çıkmayı da çirkin göstermiştir. (49/7; 58/22) İmanlarına iman katsınlar diye müminlerin kalplerine huzur ve güven aşılamış- tır. (48/4)

İnsanı diğer canlılardan ayıran düşünme, kavrama ve anlama melekesidir. Bunların işlevsel hâle geldiği yer ise kalptir. İman ve inkâr burada şekillenir. Bunun içindir ki Allah, Kur’an’da insanları kalp üzerinden muhatap almıştır. Kalp, birçok duygu ve düşünce selinin hâlden hâle girdiği bir mekândır.

Hz. Peygamber’in (s.a.v.) ifadesiyle,“İman da inkâr da kalpte neşet eder. O düzgün olursa bütün vücut doğru ve düzgün; bozulursa da bütün vücut bozulur.

Merhum Akif’in de dediği gibi “İmandır o cevher ki İlâhî ne büyüktür. İmansız olan paslı yürek, sinede yüktür.” Kalbin iman dışındaki hâllere yönelmesi, bir başka deyişle inkâr, şirk ve nifak gibi yollara sapması onun hasta olduğunu gösterir.

Allah Kur’an’da yüzden fazla ayet-i kerime ile kalbin hâllerine vurgu yapmaktadır. Eğri yollara sapan kalp hastalıklı, mühürlü, damgalı, örtülü, kilitli, perdeli vb. gibi sıfatlarla anılırken; Allah’a yönelmiş imanlı kalp de selim olarak nitelenmiştir.

Kalp, iyilik ya da kötülük ağacının kök salarak meyveye durduğu mümbit bir toprak gibidir. Kişinin söz ve davranış- ları ise bu ağacın meyveleri olup, bize sahibinin karakteri hakkında bilgi verir: İman ehli midir yoksa küfür ehli mi? küm vermek ise yalnızca Cenab-ı Allah’a aittir.

Hangi söz ve fiillerin hangi insan tipine tekabül ettiği hususunda başvuracağımız kaynak elbette, “İnsanlar için bir nur; müminler için hidayet ve rahmet olan” Kur’an-ı Kerim olacaktır. (45/20)

Çalışmamızda, her ne kadar tekrara düşmemek adına uygun tipe uygun özellik seçmeye çalışsak da hemen her özelliğin söz konusu üç insan tipinde de var olduğunu göz ardı etmemek gerekir… 


 

GİRİŞ YAZISI

Ben Hangisiyim? Kitabından Alıntı