Kılavuzdan Yolcuya Kitabının Önsözü

Kılavuzdan Yolcuya Kitabından AlıntılarFizyolojik boyutu toprak, metafizik boyutu ruh olan in- san nesli, bel ve göğüs kafesi arasından çıkan hakir bir suyla devam eder. Doğumla birlikte başlayan geçici dünya hayatı kimileri için erken, kimileri için de önceden bildiklerini bilmez hale geldiği ömrünün en düşkün çağında sona erer.

İnsanı manevi olarak yükseltip erdemli kılan, ahlâkın faziletli davranışlarıdır. Ahlâk ise insandaki iyi ve kötü huyların tamamıdır. Dolayısıyla “ahlâksız insan” yoktur. Yalnızca “iyi huylu” ya da “kötü huylu” insan vardır.

İyi huylu güzel ahlâk sahibinin meziyetleri birer üstünlük vasfıdır. Lakin özden kopuk sergilenen ahlâki davranışların, İslâm dini nezdinde hiçbir ehemmiyeti yoktur. Çünkü, iman etmeden yapılan her iyilik ya da ibadet, gösterişten öte gitmeyecektir.

İnsana kötülük duygusunu ve kötülükten sakınma yeteneğini ilham eden Allah, “iyi” ya da “kötü” olma tercihinde onu özgür bırakmıştır. Özgür iradesiyle seçtiği yol üzere yaşayan kişi, elbette yolun sonunun nereye çıkacağını da hesap etmelidir.

Aklını kullanan doğru düşünür; doğru düşünen hakika- te ulaşır. Hakikate ulaşan da dünya ve ahiret mutluluğunu elde eder.

İnsan boş yere yaratılıp, başıboş bırakılmamıştır. İnsanın yaratılış gayesi Allah’a kulluk etmektir. Kimin amelinin daha güzel olacağını sınamak için kâinatı, ölümü ve hayatı yaratan Allah, Hz. Muhammed’i (s.a.v.) peygamber olarak seçip, Kur’an’ı da kitap olarak indirmiştir.

Dinin ana kaynağı Kur’an ve Kur’an’ın pratikteki hali olan Hz. Peygamber’in (s.a.v.) söz, fiil ve onaylamalarını ihtiva eden sünnettir. İslâm’ın gayesi insanı, erdemli davranışlara sevk ederek, takvalı mümin olmasını sağlamaktır.

Takvalı mümin ise, Kur’an ve sünnet üzere sürdüğü hayatında imanın ve İslâmın şartlarını yerine getiren, dünya ve ahiret için iyi işler yapan faziletli kimsedir.

Kur’an öyle bir kitap, Allah’tan vahiy yoluyla aldığı ayetleri muhatabı olan insanlara okuyup aktaran Hz. Peygamber (s.a.v.) öyle bir önder ki, “kulluk imtihanının” hem soruları hem de cevapları onlardadır.

İmtihanda başarılı olmanın yolu, yüce bir ahlâk üzere olan Hz. Peygamber’i (s.a.v.) önder ve Kur’an’ı da rehber olarak kabul etmekten geçer. Çünkü Kur’an öğüt, Resulullah’ta (s.a.v.) güzel bir örnektir.

İnsanlara bir açıklama, sakınanlar için de yol gösterici ve öğüt olan Kur’an, hem “cennete götüren doğru yolu” hem de “cehenneme götürecek olan eğri yolu” apaçık bir şekilde ortaya koymuştur.

İnsan da her canlı gibi günün birinde ölümü tadacaktır. Doğumla birlikte başlayan geçici dünya hayatı, o güne kadar ölümünü engelleyen ecelin gelmesiyle birlikte son bulacaktır. Doğduğu andan itibaren ömrünün son çeyreğinde olan insan, üç yüz altmış derecelik hayat döngüsünü tamamladıktan sonra geldiği yer olan toprağa geri dönecektir.

Dünya hayatı boyunca “hayır ve şerle” imtihan edilen insan, yapıp ettiklerinin karşılığını “ayrım gününde” önünde bulacaktır. Kurtuluşa erenler ancak, Hz. Peygamber’i (s.a.v.) önder ve Kur’an’ı Kerimi kılavuz olarak seçenlerdir. Çünkü hayatın her anına kılavuzluk eden Kur’an, insana nasıl davranıp nasıl davranmaması gerektiğini gösterir.

Öğütlere kulakların, gözlerin ve kalbin açılması öncelikle öğüdün kaynağını tanımaktan geçer. Kişi önce Allah’ı, sonra O’nun vahyini insanlara tebliğ edeni [Hz. Peygamber’i (s.a.v.)] ve muhatap olduğu öğütlerin içerisinde yer aldığı kitabı (Kur’an’ı) tanıyıp iman etmelidir.

“Allah’ım! Bize hidayet et ve bizi başkalarının da hidayetine vesile kıl.” Âmin!..

Ferudun ÇINAR

İstanbul, Rebîülevvel 1446 


 

ÖNSÖZ

Kılavuzdan Yolcuya Kitabından Alıntı