İnsanın yaratılış gayesi, kendisinin ve kâinatın yaratıcısı olan Allah’ı tanıyıp O’na kul olmaktır. Allah, insanı ancak kendisine kulluk etmesi ve kimin amelinin daha güzel olacağını sınamak için gökleri, yeri, ölümü ve hayatı yaratmıştır. Bütün işler de olduğu gibi insan da ölümüyle birlikte Allah’a döndürülecektir. (11/7; 35/4; 36/22; 51/56; 67/2)
İnsana kötülük duygusunu ve kötülükten sakınma yeteneğini ilham eden Allah, hakikati apaçık ortaya koyan ayetlerini gönderip, cennete giden doğru yolu ve cehenneme götürecek olan eğri yolu göstermiştir. (90/10; 91/8)
Kur’an insanlara bir açıklama, öğüt ve sakınanlar için doğru yolu gösteren bir kitap olarak indirilmiştir. Kur’an’ın göstermiş olduğu yola giren de eğri yola sapan da ancak kendisi için bir yol tutmuş olur. Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez. Doğru yola ancak, Allah’ın hidayete erdirdiği kimseler ulaşır. Tercihini sapıklıktan yana kullanan kimsenin, kendisini doğru yola iletecek bir dostu olmaz. (3/138; 10/108; 17/15, 97; 18/17; 36/60-61; 39/41)
Artık dileyen iman edip mümin olmayı, dileyen de inkâr edip kâfir olmayı seçer. (18/29; 64/2)
İnsanın tercih edeceği yol, ömür boyu yürüyecek olduğu yoldur. O bu yolu ya şükrederek, ya da nankörlük ederek kat eder. (76/3)
Doğru yol, Allah’ın insanlar üzerinde yarattığı bir fıtrattır. Onun içindir ki Allah, İmanı sevdirip gönüllere güzel gösterirken, inkârı, fasıklığı ve İslâmın emirlerine karşı gelmeyi de çirkin göstermiştir. (49/7)
Allah, insanın kendisini kendisine şahit tutmak için ezelde sorduğu, “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” sorusuna, “Evet sen bizim Rabbimizsin ve biz buna şahitlik ederiz” diye cevap verilmiştir. Böylece insanların kıyamet gününde, “Biz bundan habersizdik” demelerinin önü kesilmiştir. (7/172; 30/30)
Dünya bir imtihan yeridir. İnsanlar kulluk vazifelerini ifa ederken dünya ziynetleri, evlatları ve malları ile biraz korku, açlık ve sahip olduğu şeylerden eksiltilmek suretiyle imtihana tabi tutulurlar. Bu imtihandan kazançlı çıkacaklar, ancak sabredenler olacaktır. (2/155, 186; 8/28; 18/7; 20/131; 23/55- 56; 64/15)
İnsanlar ayrıca iyilikle (hayırla) ve (şerle) kötülükle de imtihan edilirler. Bir başka imtihan vasıtası da çeşitli yönlerden birbirlerine üstün kılınmalarıdır. Yine insanlar, yaptıkları yüzünden başlarına gelecek olan azabın ertelenmesiyle de imtihana tabi tutulurlar. (6/53, 165; 7/168; 16/92; 21/35; 25/20)
İnsanlardan bazıları tâbi oldukları imtihanlar neticesinde, kendilerine ikram edilen bol nimetlere sevinip, “Rabbim bana ikram etti” der. Ancak kendi elleriyle yapıp ettiklerinden dolayı rızkı daraldığında ya da uğradıkları kötülükler karşısında, “Rabbim beni küçük düşürdü” diyerek nankörlük eder.
Müminler ise başlarına bir musibet geldiğinde, “Şüphesiz biz Allah’a aitiz” ve yine O’na döndürüleceğiz” diyerek tevekkül ederler. (2/156; 42/48; 89/15-16)
Yarattığı insana şah damarından daha yakın olan Allah, elbette onun içinden geçenleri çok iyi bilir. Çünkü insanın sa- ğında ve solunda, yaptığı her şeyi ve söylediği her sözü kayıt altına alan gözetleyici ve kaydedici melekler vardır. (3/181; 4/81; 10/21; 19/79; 21/94; 36/12; 43/80; 45/29; 50/16-18; 82/10-12)
Hiçbir insan yoktur ki, üzerinde koruyucu melekler olmasın. Onlar insanı Allah’ın emriyle koruma altına alıp, önlerinden ve arkalarından takip ederler. (6/61; 13/11; 82/10-12; 86/4) Kıyamet gününde her insan, yapıp ettikleri boynunda yüklü olarak huzura çıkarılır ve amellerinin kaydedildiği kitap önüne konur. İyilikten ya da kötülükten yana ne varsa hepsi içinde kayıtlıdır. Amel defterini gören suçlular, “Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük büyük demeden hepsini sayıp dökmüş!” diyerek korkuya kapılırlar. (17/13; 18/49; 54/53)
Yoksa insan başıboş yaratılıp bırakılacağını mı sanmıştı? Allah’a döndürülmeyeceğini, öncekilerin başına gelen darlığa ve zorluğa uğramadan, “İnandık” demekle ve imtihana tabi tutulmadan bırakılacağını mı bekliyordu? Cihad edenlerin ve sabredenlerin sınanıp ayırt edilmeden, Allah’tan, Hz. Peygamber’den (s.a.v.) ve müminlerden başkasını kendisine sırdaş edinmeyenler ortaya çıkarılmadan cennete girebileceğini mi düşünmüştü? (2/214; 3/142; 9/16; 23/115; 29/2; 75/36)
Sonunda her insan ölümü tadacak ve Allah’a döndürülecektir. Aldatıcı bir meta olan dünya hayatında hayır ve şerle imtihan edilecektir. Kıyamet gününde ise dünyada yapıp ettiklerinin karşılığından başkasını görmeyecektir. Cehennemden uzaklaştırılıp cennete konanlar, kurtuluşa ermiş olacak olanlardır. (3/185; 21/35; 29/57; 39/30)

İnsanın Yaratılış Gayesi
Kılavuzdan Yolcuya Kitabından Alıntı
