Evin ve atölyenin taş duvarları arasına çöken toprak damlar, üzerinde yabani otların hayat bulduğu birer mümbit araziye dönüşmüştü.

Ferudun Çınar

Evin ve Atölyenin Enkazı

Tereke Romanından AlıntıEvin ve atölyenin taş duvarları arasına çöken toprak damlar, üzerinde yabani otların hayat bulduğu birer mümbit araziye dönüşmüştü. İçlerinde yetişen incir ağaçlarının tomurcuklanan yaprakları, açmak için uygun zamanı kolluyordu.

Etrafını saran çalı dikenleri, daha şimdiden yemişlerini korumaya alan birer doğal çite dönüşmüştü.

Yıllar önce mamur bir şekilde bıraktığı bahçenin içinde yer alan evleri ve atölyeleri artık yoktu. Geçmişe dair hatıra kabilinden bir şeyler bulmak ümidiyle önce evin enkazını kontrol etti. Bir şey bulamayınca atölyenin yıkıntısı önüne geldi. Ayakta kalan tek duvarında sallanan tahta parçasını görünce yüzünde acı bir tebessüm belirdi.

Kendisini duvara rapteden paslı demir parçasına var gücüyle tutunmaya çalışan tabeladaki yazıdan geriye güçlükle okunabilen üç harf kalmıştı. Kalaycı Tarık, tahta parçasının üzerindeki harfleri dağlarken adındaki sessiz harflere biraz daha acımasız davranmıştı. Onu kolayca yerinden söküp aldıktan sonra üzerindeki tozları üfleyip çürümüş kısımlarını temizledi. 


 

DEv ve Atölyenin Enkazı

TeReKe Romanından Alıntı