Ahde Vefa

Kılavuzdan Yolcuya Kitabından AlıntılarAhde vefa; verilen sözde ya da edilen yeminde durarak gereğini yerine getirmektir. Verilen her söz ve edilen her yemin sorumluluk gerektirir. Kişi evvel emirde Allah’a sonra da karşı tarafa verdiği sözde durup gereğini yerine getirmelidir. Müminin şiarından olan ahde vefa, kişiyi hem Allah nezdinde hem de söz verdiği diğer insanlar nezdinde sorumlu kılar.

Ahde vefa göstermek erdemli olmanın gereğidir. Fazilet sahibi olan muttakiler, söz verdikleri zaman sözünde dururlar. Aralarında yapmış oldukları sözleşmelere Allah’ı şahit tutup, sonra da yeminlerini bozmak suretiyle verdikleri sözden dönmezler. Karşı taraf dürüst olduğu ve sözleşmeye sadık kaldığı müddetçe, onlara verdikleri sözlerinden caymazlar.

Sözlerini her fırsatta bozanlarla nasıl akit yapılabilir ki? Unutmamalıdır ki Allah, tüm yapılanları bilmektedir. O, günahtan sakınanları sever. (2/177; 9/7; 16/91)

Mümin kimse, hak yoldan sapan fasıklar gibi Allah’a önce söz verip sonra da sözünden dönmez. Aksine sadakat gösterip sözünde durur. Kendisiyle anlaşma yapıldığı halde, Allah korkusu olmadan yaptığı anlaşmayı bozanlar gibi davranmaz. Yoldan çıkmış olanlar ancak, ahde vefa göstermeyenlerdir. (2/27; 5/1; 7/102; 8/56; 17/34)

Kim verdiği sözünde durur, duyarlı bir mümin olarak günah işlemekten ve haksızlık yapmaktan sakınırsa, Allah’ın sevgisini kazanır. Mümin kimseler emanetleri korur ve verdikleri sözü tutarlar. Çünkü verilen söz sorumluluk gerektirir. (3/76; 70/32; 17/34; 23/8)

Allah ezelde insanoğluna, “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” diye sorduğunda, “Evet. Sen bizim Rabbimizsin ve biz buna şahitlik ederiz” diye cevap verilmişti. İnsanoğlu bu sö- züyle kendini bağlamış ve kıyamet gününde, “Bizim bundan haberimiz yoktu” deme mazeretini ortadan kaldırmıştır.

Verdiği sözü bozup onu az bir bedelle satanların, Allah’ın gözetilip birleştirilmesini emrettikleri bağı (sıla-i rahim) koparıp onları terk edenlerin ve yeryüzünde bozgunculuk çıkaranların sonu hüsran olacaktır. Onların ahirette hiçbir nasipleri olmayacaktır. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak, yüzlerine bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar rahmetten mahrum olup, lanetlenmiş olarak cehenneme atılacaklardır. (2/27; 3/77; 7/172; 13/25)

İman edenler Allah’a verdikleri sözü yerine getirir, kesin ve bağlayıcı nitelikte olan, “İşittik itaat ettik” sözünden asla dönmezler. Kalplerden geçen her şeyi bilen Allah’tan korkarlar. Allah’a verdikleri sözü küçük bir menfaat karşılığında sat- mazlar. O menfaat ne kadar da büyük olsa da Allah’ın katındakiler yanında çok küçük kalacaktır. (5/7; 13/20; 16/95)

Ahde Vefa İlgili Hadis-i Şerifler 


 

Ahde Vefa

Kılavuzdan Yolcuya Kitabından Alıntı