İnsanla hayvanın ortak noktalarından biri olan şehvet, nefsin arzuladığı her şeyi elde etme isteği ve bu isteklere aşırı şekilde yönelme duygusudur. Şehvet, hoşa giden bedeni ve süfli arzulardır.
Karşı cinse duyulan şiddetli arzu ve istek, Rabbani terbiyeye tabi tutularak kontrol edilmediği takdirde ahlâki çöküşler kaçınılmazdır. Şehvetinin kölesi olan kimse için bir müddet sonra gayri meşru ilişkiler normal hale gelir.
İnsanları günaha sürükleyen sebepler hem kişinin kendisinden hem de yaşadığı toplumdan kaynaklanabilir. Şayet kişi ifsat edilmiş bir toplumda yaşamak zorunda kalmış ve kendini korumaktan acizse, istemese de günah işlemesi kaçınılmaz olacaktır.
Tesettürün çağ dışı kabul edilip, kadın bedeninin reklamlar, diziler/filmler, dergi ve gazeteler gibi medya araçlarıyla metalaştırılması; aile, iş ve okul hayatı, arkadaş çevresi, gelir düzeyi ve bir insan hakkı olarak takdim edilmeye çalışılan eşcinsellik gibi etkenler kişiyi aşırı şehvet duygusuna yöneltip, günah işlemesine sebep olabilmektedir.
Asıl olan insanın, günah işlemeden hayatını sürdürmesi- dir. Buna rağmen işlenen günahtan duyulan pişmanlık ve hemen ardından yapılan tövbeyi Allah kabul etmek ister. Ancak, ilah edindikleri şehvetlerinin esiri olanlar tövbe etmek yerine, tamamen yoldan çıkıp büyük bir sapkınlığa yönelmeyi tercih ederler. (4/27; 30/21)
Şehvetin Sebepleri Şehvetin Sonuçları Şehvetten Korunma Yolları Şehvet ile İlgili Hadis-i Şerifler

Şehvet
Kılavuzdan Yolcuya Kitabından Alıntı
