Günah

Kılavuzdan Yolcuya Kitabından AlıntılarGünah, “Allah’a kulluk” etmesi için yaratılan insanın kulluğuna engel olan her şeydir. İnsan boşuna yaratıldığını ve başıboş bırakılıp, tekrar yaratıcısına döndürülmeyeceğini mi zanneder?

Allah, kimin daha iyi “kulluk” yapacağını sınamaya tabi tutmak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. Kim zerre kadar sevap işlerse mükâfatını, kim de zerre kadar günah işlerse cezasını görecektir.(23/115; 51/56; 67/2; 75/36; 99/7-8)

Allah’ın emirlerine aykırı davranışlar sergilemek olan günah, hata ve kötülük yaparak işlenen bir cürümdür. Yapılan cürmün farkına varıldığı anda pişmanlık duyup, vakit geçirilmeksizin tövbe edilerek Allah’tan bağışlanma dilenmelidir. İnsanı hataya sürükleyen davranışlar, atası olan ilk insan ve ilk peygamber Hz. Âdem (a.s.) ile başlamıştır. Allah’ın uyarısını unutan Hz. Âdem (a.s.), şeytanın ayartması neticesinde düştüğü hatanın ardından pişmanlık duyarak tövbe edip af dilemiştir. Allah tövbesini kabul edip onu ve eşini bağışlamıştır. (2/35, 37; 7/19-23)

Kuşkusuz Allah, tövbeleri çokça kabul eden, çok merhametli, hüküm ve hikmet sahibidir. (2/37, 54,128; 24/10; 9/ 104,118; 49/12)

Yapılan en küçük hatadan Allah’a ortak koşmaya kadar, Allah’ın emirlerine aykırı olarak yapılan her davranış günahtır. İnsan, hayatı boyunca bilerek ya da bilmeyerek sayısız günah işler. Bunlardan bazıları insanı günahkâr yapmakla kalmaz, tövbe edip istiğfarda bulunulmadığı sürece onun, münafık, müşrik ve kâfir olmasına da sebebiyet verir.

Kur’an’da günahlar, “büyük ve küçük” olarak tasnif edilmekle birlikte kesin bir ayrıma tabi tutulmamıştır. Günah olarak kabul edilen davranışlar ayetlerde bazen “büyük günah” bazen de yalnızca “günah” olarak zikredilmiştir.

Allah’a ortak koşmak, ayetleri yalanlamak ve Allah’a karşı yalan uydurup iftira etmek büyük günahtır. Allah’a karşı bu şekilde apaçık günah işleyenler, zâlimlerin ta kendileridir

ve onlar asla kurtuluşa eremeyecek olanlardır. (3/94; 4/48, 50; 6/21,93,144,151,157; 7/33,37; 10/17; 11/18; 18/15; 29/68; 31/13; 39/32; 61/7)

Fakirlik endişesiyle çocukları öldürmek (kürtaj yaptırmak) büyük günahtır. Onun ve ana-babasının rızkını verecek olan Allah’tır. Çocuklarını öldürenler, Allah’ın canını dokunulmaz kıldığı insanı katletmiş olurlar. (6/151; 17/31)

Kim cezayı gerektiren bir hata ya da günah işler ve onu suçsuz birisinin üzerine atarsa ona iftira etmiş olur. Müminleri işlemedikleri bir şey yüzünden incitip onlara iftira edenler, büyük bir günah yüklenmiş olurlar. (4/112; 33/58)

Yapılması bir yana, yaklaşılması bile son derce çirkin bir iş ve çok kötü bir yol olan zinanın hem aşikar olanı hem de gizlisi büyük günahtır. Ayrıca Allah’ın, canını dokunulmaz kıldığı insanın öldürülmesi, anne ve babaya kötü davranılması da büyük günahlardandır. (6/151; 17/32, 33)

İffetli kadınlara zina suçu isnat edip sonra da bunu ispat edemeyenler fasık kimselerdir. Dünya ve ahirette lanetlenmiş olan bu günahkârları, ahiret hayatında elem verici bir azap beklemektedir. (24/4, 23)

İnananlar arasında ahlâksızlığın yayılmasını arzulayanlar büyük bir günah yüklenmiş olurlar. Onlar için hem bu dünyada hem de ahirette elem verici bir azap vardır. Allah bilir ancak kulları bilemezler.(24/19)

Her kim şahit olduğu bir vasiyeti, vasiyet edenin ölümünden sonra değiştirirse onun günahı boynuna olur.(2/181)

İnsanların mallarından bir kısmını haksız yere yemek için hâkimlere rüşvet vermek, bile bile günah işlemektir. (2/188)

Faiz malı mahveder. Allah, faiz yiyen hiçbir günahkâr nankörü sevmez. (2/275, 276)

İçki ve kumar, görünürde faydasından çok zararı olan büyük bir günahtır. (2/219)

Yetimlerin mallarını kendi malına katarak yemek büyük günahtır. Mallarını yönetecek olgunluğa eriştiğinde onlara mallarını teslim etmeyip kendi mallarına karıştırmak, helâli harama (temiz olanı pis olana) tercih etmek demektir. (4/2)

İman edenler, “Rabbimiz! Biz iman ettik. Bizi bağışla ve bize merhamet et. Sen merhametlilerin en hayırlısısın” diye dua ederken, günahkârlar da müminlerle alay edip gülerler. Sonunda, onların bu alaycılığı kendilerine Allah’ı da unutturur. (23/109-110; 53/61; 83/29)

Müminlerin birbirlerini karalamaları, alaya almaları ve kötü lakapla çağırmaları doğru yoldan saparak günah işledikleri anlamına gelir. Kim bilir belki de alay edilen, alay edenden çok daha iyidir. Böyle davranarak kötü bir şey yapmış olan mümin kimse, hemen pişmanlık duyup tövbe etmez ve günahlarının affını istemezse, büyük bir zulüm işleyerek zâlimlerden olur. (49/11)

Yoldan çıkmış bir günahkâr size bir haberle geldiğinde, mutlaka onun doğruluğunu araştırın. Ola ki, bilmeyerek te olsa birilerine zarar verip pişmanlık duymayasınız. Hakkında bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp o şeyden sorumludur. (49/6)

İşlediği kötülükler benliğini çepeçevre kuşatan kimselerin varış yeri, içinde ebedi olarak kalacakları cehennemdir. Rabbine günahkâr olarak varanlar, atıldıkları ateşte yandıkça derileri dökülecek ancak, dökülen deriler tekrar yenilenecektir. Kurtulmak için ölmek isteyecekler fakat onlar için ne ölüm ne de rahat bir yaşantı olacaktır. (2/81; 20/74; 4/56; 87/13)

Allah’ın yasaklamış olduğu günahların büyüklerinden kaçınanlar, küçük günahlarının bağışlanması sonucunda güzel bir hayat sürecekleri cennete gireceklerdir. (4/31; 42/37; 48/5; 53/32)

Günah işleyip te işlediği günahın ardından pişmanlık duyup tövbe etmeyenler, ahirette hak etmiş oldukları cezaya çarptırılacaklardır. Kıyamet gününde Allah’ın huzuruna günahlarıyla çıkanlar, işledikleri kötülüğün cezasını “misliyle” çekeceklerdir.

İşledikleri günahlarından pişmanlık duyup, bir daha aynı günaha dönmemek üzere tövbe edip salih amel işlemeye devam edenlere, yaptıkları iyiliklerin mükâfatı hesapsız bir şekilde verilecektir. (2/261, 272-273; 6/160; 8/60; 9/121; 16/96-97; 24/38; 27/89-90; 28/84; 36/54; 39/10; 40/40; 53/31; 73/20; 78/36)

Allah, iman edip salih amel işleyenlerin hiçbir iyiliğini zayi etmez. Onların günahlarını örtüp, işlediği iyiliklerin en güzeliyle mükâfatlandırmak suretiyle, içinde ebedi kalacakları cennetlerine koyar. Cennet ehli orada ne zulme uğramaktan korkar ne de nimetlerden yoksun kalır. Bu dünyada iyilik yapanlara güzel karşılık vardır. Ancak ahiret yurdu çok daha hayırlı ve mükâfatı çok daha büyüktür. Keşke insanlar bunu bilselerdi. (16/30, 41,96-97; 39/10)

Hem günahkârların hem de salih amel işleyenlerin yapıp ettikleri, amel defterlerine açıkça kayıt edilmektedir. İnkârcı günahkârlar ateşe atılıp, “İşte! Yalanlamakta olduğunuz cehennem burası” denir.

Onlar dünyada iken Allah’ın ayetleri kendilerine okunduğunda burun kıvırıp, “Eskilerin masalları” deyip geçen, kazandıkları kalplerini karartmış olan kimselerdi. Onlar, kıyamet gününde Rablerini görmekten mahrum olacaklardır. Müminlerle alay edip, yanlarından geçerken birbirlerine kaş göz işareti yaparlardı. Gülerek ve neşe içinde kendileri gibi olanların yanına dönerlerdi. Müminleri gördüklerinde, “Muhakkak ki bunlar sapkın kimselerdir!” diyerek kategorize ederlerdi. Halbuki onlar, müminler üzerine gönderilmiş ne birer koruyucu ne de birer gözcü idiler.

İman edip, salih amel işleyenler ise cennette, Allah’a ya- kın olarak nimetler içindedirler. Koltuklar üzerine kurulmuş etrafı temaşa ederler. Gülme sırası artık kendilerine gelmiştir. Hesap gününde inkâr edenleri gördüklerinde, “Dünyada yapıp ettiklerinin karşılığını nasıl da bulmuşlar” derler. Kendilerine verilen nimetlerden dolayı sevinçleri yüzlerine yansır.

Onlara, Allah’a yaklaştırılmış olanların içebileceği lezzet- te olan ve ağızları mühürlü kaplarda özel içecekler sunulur. Sarhoş etmeyen o içecekler, ağızda misk kokusu bırakırlar. O halde dünya hayatında yarışacak olanlar, ahirette yaşayacakları böylesi hayat için yarışsınlar. (83/17-28)

İnsanlardan birçoğu günah, düşmanlık ve haram yeme üzerine birbirleriyle yarışırlar. Onların yapmakta oldukları şey ne kötüdür. (5/62)

İman edenler için mükâfatların en güzeli Allah katındadır. (3/195; 4/124; 17/9; 18/2; 20/75, 112; 29/7; 39/35; 46/15)

Kur’an ayetlerinden ve Hz. Peygamber’in (s.a.v.) hadis- lerinden de yola çıkan İslâm âlimleri, günahlarla ilgili çeşitli listeler oluşturulmuştur. Bu listelerden seçilen büyük günahlardan bazıları şöyledir:

▫ Allah’a ortak (şirk) koşmak,

▫ Allah hakkında bilmediği şeyleri O’na isnat etmek, 

▫ Allah’ın ayetlerini tahrif etmek,

▫ Ana ve babaya asi olmak,

▫ Haksız yere adam öldürmek,

▫ Zina yapmak. (LGBTİ+ adı altında dayatılan sapkın yö- nelişler dahil)

▫ Faiz alıp vermek,

▫ Yetim malı yemek,

▫ Haram yemek.

▫ Yalan söylemek. Yalan yere yemin ve şahitlik etmek.

▫ Kendini beğenmek. (Kibirlenmek)

▫ Kibre kapılıp böbürlenmek,

▫ İftira atmak,

▫ Büyü/Sihir yapmak,

▫ Savaştan kaçmak,

▫ İntihar etmek,

▫ Domuz eti ve leş yemek,

▫ Kan içmek,                                                                          51

▫ İçki içmek ve Kumar oynamak,

▫ Hırsızlık (Dolandırıcılık) yapmak,

▫ Gasp etmek,

▫ Zorbalık yapmak,

▫ Gayri adil olmak,

▫ Rüşvet alıp vermek,

▫ Emanete hıyanet etmek,

▫ Kamu malına zarar vermek,

▫ Gıybet (dedikodu) yaparak insanları çekiştirmek,

▫ Kötü lakap takmak,

▫ Alay etmek,

▫ Zulüm ve eziyet etmek,

▫ Şahit olduğu vasiyeti değiştirmek,

▫ Ahde vefasızlık etmek,

▫ Karaborsacılık, stokçuluk başta olma üzere; piyasanın dengesini bozucu hareketlerde bulunmak,

▫ Terör ve düzen bozucu faaliyetler içerisinde olmak.

Günah ile İlgili Hadis-i Şerifler >> 


 

Günah

Kılavuzdan Yolcuya Kitabından Alıntı