Dünyevileşme

Kılavuzdan Yolcuya Kitabından AlıntılarDünyevileşme, dünya hayatına gereğinden fazla önem vermektir. Hayat yalnızca dünyadan ibaretmiş gibi davranarak ölümü, yeniden dirilip hesap vermeyi ve hesabın neticesine göre yaşanacak olan ebedi ahiret hayatını akla getirme- mektir. Ezcümle, dünyada yaşarken Allah’ı unutmaktır.

Allah, kimin daha güzel amel yaptığını denemek (imtihan etmek) için ölümü ve hayatı yaratmıştır. Yeryüzündekileri insana ziynet yapıp onu işitir ve görür kılmıştır. (11/7; 18/7; 67/2; 76/2)

Dünya hayatının geçici menfaatlerinden olan karşı cinse duyulan ilgi, soyun devamını sağlayacak evlatlar, para, mal ve servet sahibi olma, şöhret, makam, mevki gibi payeler ile eğlenceye olan düşkünlük, nefsin arzuladığı haz ve nimetler insana çekici gelmiştir. Bütün bunlar dünya hayatının geçim- liğinden başka bir şey değildir. Halbuki asıl varılacak olan güzel yer Allah katındadır. (3/14)

Ahiret hayatı yanında çok az bir faydalanma yeri olan dünyada Allah, kullarından dilediğine rızkı bol verir dilediğine de kısar. Bunda inananlar için elbette ibretler vardır. Ancak insanların çoğu bunu bilmezler. Allah yolunda yapılan her harcamanın yerine yenisi verilir. Rızık verenlerin en hayırlısı olan Allah, kuşkusuz her şeyi hakkıyla bilendir. (13/26; 17/30; 28/82; 29/62; 30/37; 34/36, 39; 39/52; 42/12)

Allah karşı gelmekten sakınanlar için ahiret hayatı, bir oyun ve eğlenceden ibaret olan aldatıcı dünya hayatından çok daha hayırlı, gerçekçi ve kalıcıdır. Dünyalık olarak verilen şeyler hayatın geçimliği ve süsü olup dünyada kalacaktır. İnsan hâlâ aklını kullanıp düşünmeyecekmi? (6/32; 7/169; 9/38; 12/109; 28/60; 29/64; 40/39; 42/36)

Dünya hayatının birer süsü ve imtihan vesilesi olan mallar ve evlatlar geçici; salih ameller ise kalıcıdır. Yapılan her iyi işin karşılığında Allah katında büyük bir mükâfat vardır. İman eden ancak salih amel işlemeyenler, mallarının ve evlatlarının kendilerini Allah’a yaklaştıracaklarını sanmaları yalnızca yanılgıdan ibarettir. Çünkü onu iyi işler yapmaktan alıkoyanlar arasında malları ve evlatları da vardır. (8/28; 18/46; 34/37; 63/69; 64/15)

Dünya hayatı gökten inen bir su gibidir. İnsanların ve hayvanların yediği bitkiler, yağmur sayesinde gürleşip birbi- rine girerler. Sonunda onlar, rüzgârın önüne katıp savurduğu çer-çöp haline dönüşür. Yeryüzü güzelliğine kavuşup süslendiğinde, insanlar onun üzerinde güç sahibi olduklarını zan- nederler. Bir gece veya gündüz vaktinde Allah’ın azap emri gelir ve bütün bitkiler kökünden biçilir. Toprak, sanki dün orada hiçbir şey yokmuş gibi eski haline bürünür. Her şeye güç yetiren Allah, aklıselim ile düşünenler için ayetlerini ay- rıntılı bir şekilde işte böyle açıklamaktadır. (10/24; 18/45; 39/21)

İnsanlar arasında bir övünme aracı olan dünya hayatı oyun, eğlence, süs ve daha çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir. Bu hayat tıpkı yağmurla sulanan toprak gibidir. Yağmurun toprağa düşmesiyle birlikte yetişip gürleşen ürünler, çiftçilerin hoşuna gider. Vakti geldiğinde sararıp kurumaya yüz tutan mahsuller, sonunda birer çer-çöp halini alır. Dünyada iken sahip olunan her şey de zamanı geldiğinde böyle yok olup gidecektir. İnsan, yaşamış olduğu dünya hayatına göre ahirette ya çetin bir azaba tabi olacak ya da Allah’ın bağışlaması ve rızasına nail olacaktır. (57/20)

Diğer canlılardan farklı olarak dünyada hayır ve şer ile imtihan edilen insan, her can sahibi gibi bir gün ölümü tadacaktır. Kıyamet gününde, aldatıcı bir metadan ibaret olan dünya hayatında yapıp ettiklerinin hesabını verecektir. Orada hiç kimseye haksızlık edilmeyecek ve herkes, yapıp ettiklerinin karşılığını tastamam alacaktır. (3/185; 10/23; 21/35; 29/57; 39/30)

Hesaba çekileceği ahiret hayatına inanmayanlar, huzuru ve mutluluğu aradığı dünya hayatıyla yetinmeyi tercih eder- ler. Allah’ın ayetlerini yok sayarak sürülen bu hayatın sonundaki varış yeri, dünyada iken kazanmış oldukları günahları yüzünden cehennem olacaktır. (10/7-8) 


 

Dünyevileşme

Kılavuzdan Yolcuya Kitabından Alıntı